![]()
![]()
Kafamızda büyüttüğümüz kadardır bazen her şey; ne eksik ne fazla.
Üç küçük domuzdan ilk ikisi evlerini ne kadar sağlam sanıyorsa o kadardır işte yıkılmaz sandığınız kaleleriniz.
Acımasız bir kurdun tek bir nefesiyle yıkılıverir ümitleriniz, hayalleriniz.
Belki kurt iyi niyetli belki art düşünceli.
Sonuçta nefes üflenmiştir ve yıkılmıştır kaleler.
Anlarsınız ki birçok şeyden daha sağlam sandığız o yapı kumdanmış meğer.
Oysa inşa ederken ne malzemeden çalınmıştı ne kötü mal kullanılmıştı.
Zararsız bi kumdan kalenin yıkılması, belki de ardında bıraktığı hayal kırıklığı yüzünden bu kadar can yaktı..
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Hiç kendinizi boşlukta hissettiğiniz oldu mu? "Neden burdayım, ne yapıyorum, amacım ne benim, bu dünyaya şu otu yemek, şu sudan içmek, şurayı gezmek, şu okulu bitirmek sonra da toprakta ağzı açık etleri böcekler tarafından kemirilen bi kafatası olmak için mi geldim?" diye geçiyor mu aklınızdan?
Bu soruyu başlarda deli gibi her şeye sorardım. Neden böyle? Ali neden Ayşe'ye topu atıyor, Ayşe neden tutuyor? O top niye bana atılmıyor? Oysa Ali'nin ata bakarken hep ben de ona bakardım, neden nedeeeennn!!" diye haykırışlarım hala zihnimde
(Ayrıca bu konudaki düşüncelerime 2. bir yazıyla devam etmek isterim. Her neyse.)
Oysa artık her şeye mantıklı bir kılıf diker oldum. Yanlış anlaşılmasın, belli bir amaç güderek yazmıyorum bu yazıyı. Kim ne yaparsa yapsın bana ne, ama sadece fikir paylaşımı benimkisi. Aklımdan geçenleri söylüyorum ki, 'benimle aynı düşünceleri paylaşanlar neden paylaşıyor, farklı düşünenler neden öyle düşünüyor' merakı. Artık her "neden"ime bir "çünkü"m oluyor. Çünkü cevap zaten doğada yer alıyor. Biz gerçekten milyonların arasından bu dünyaya bir kafatası olarak kalmak için gelmemiş olsak gerek.. Bence; eğer ot olarak bitmemişsek, kuş olarak doğmamışsak, insan olarak yer yüzünde yer alıyorsak, olmadığımız her şeyden bir farkımız olmalıdır. Peki nedir fark?
Hayvanların ve insanların evrensel genellemelerle işlevleri ve yaşam biçimlerine bakarsak;

Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Unutmak..
Hem çok güzel bir duygu, hem de çok kötü. Hele de bu eylem edilgen bir yapı almışsa.. Bu değil mi hayattaki bütün çaba?
Birçok insanın ünlenmek istemesi, arkada bir şeyler bırakmaya çalışması, seni anmayanın, hatırlamayanın, arayıp sormayanın "hayırsız" olması, bir evlat bile bir miras değil mi bu hayata?
Bazen de çok işlevsel bir özellik, hele bir de edilgen olmamışsa.. Kötü anılar, elde olan yada olmayan yaşamışlıklar.. Kötü olay lekeleri damlayan zihninizi "Kuru Unutma Şirketi"ne vermek gibi; "Hızlı ve temiz, En Zorlu Lekeleri En Geç 40 Günde Unutturuyoruz" ki biz buna halkça "kırkı çıkmak" diyoruz...
Oysa unutulmalı mı her şey? E o kimdi? Sen unuttuysan yaşamadıysan o yaşayan, hikayenin baş kahramanı/yardımcı oyuncusu/figüranı/şahidi kimdi?
Biz miyiz acaba basitleştiren her şeyi? yoksa hayat gerçekten bu kadar basit mi? Sözüm çabucak unutmayanlardan/her şeyi -hakkıyla- hatırlayanlardan dışarı..
Unutmak bir yana, ben de mi hatırlanma telaşındayım? Galiba.. Benden miras bu yazıyı da ardımdan aşağıda yer alan şarkı eşliğinde okuyun efendim(daha akılda kalıcı olsun diye, e bu da bir strateji tabi
).
Sağlıcakla..
pacch

Don't Forget Me (Neko Case)
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Belki de reçetesiz satılan, her bütçeye uygun, herkesin kolaylıkla bulabileceği , gösterdiği reaksiyonları gösterebilen herhangi bir kocakarı ilacı şimdiye kadar üretilmemiş, üretilmesine de tüm (kocakarı demeyelim de) teyzeler tarafından teşebbüs bile edilmemiş tek bir ilaç var galiba.
İlk anda bitkisel hayat yolcusu olan hasta bu ilacı almak istemiyor, şekerli veya portakallısı da yok üstelik işi kolaylaştıran. Yakınlarda eş, dost, akraba, artık kim varsa, ısrar ediyor bu ilacı alması için. Ama hasta ısrarla, hatta belki ıslak gözlerle kapatıyor ilaca bünyesini. Etraftakiler oyalayıp, ilacı "ham yapması" ve iyileşmesininı sağlamak için ısrar ediyor, alışverişe, lunaparka, koşuya, hatta platese bile götürebiliyorlar kandırmak için. Tabi bu arada hastaya çaktırmadan ilaç da enjekte ediliyor, tüm sistemlerine karışıp etkisini göstermeye başlıyor.
Arada tekrar, bir görüntü, bir yiyecek, yaşanan bir anı, bir hikaye vb. hastalık semptomlarını tetiklese de, düzenli olarak alınmaya devam edilen ilaç sayesinde kısa sürede tüm reaksiyonlar ortadan kalkıyor.
Hasta tedaviye olumlu yanıt veriyor, bitkisel hayata girmek üzereyken bu mucize ilaç sayesinde yeniden, hatta eskisinden daha sağlıklı ve stabil hayatına kavuşuyor.
Ne mi bu ilaç? Yalnızca zaman...
Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Bir aralar adım güzin ablaya çıkmıştı ve hala da bazı kişilerce öyle geçiriliyor
Geçenlerde aklıma dank etti, herkesin birçok derdi ortak, bu derde çözüm bulma olayını sitede yapayım hem birçok kişi faydalansın diye
Ve böyle yepyeni bir sayfa açtım
Bundan gayri derdinizi isminizi vererek/vermeyerek, yazın buraya, eğlenceli ve yararlı çözümler bulalım
çok ciddiyim yav
Sloganım da tarihe altın harflerle yazılsın lütfen ![]()
Kuzine abla; kuzen kadar yakın, kuzine kadar sıcak dert ortağı
(e-posta adresiniz vs. asla açıkla nmayacaktır.
)
-not: verilen önerileri denemeyiniz bile
-
-
(bu yazımı da diğer sitemden getirdim, ama yorumları getiremedim. yoksa orda 40a yakın tavsiye vermiştim yani 
Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı