~ OveBen ~

~ OveBen ~

Bu Yalnızlığın ve Trajikomik Hayatın Yalnızca Görünen Yüzü

Son Yorumlar

Çıkarın Üstünüzdeki Siyaseti

22/7/2007
Kategori: Diary

Ne zamandır bi koşuşturma var.. Sokaklarda-yollarda, (iletişim araçları sayesinde) evlerde, sanal alemde, okulda... O kadar sıkılmışım ki, artık siyaset olan herşeyden nefret eder hale geldim. Bu yaşıma kadar 4 seçim gördüm, hiç bu kadar  "yeter bee" dediğimi hatırlamıyorum.  Ama hakkaten abarttılar, kendileri bile farkındadırlar eminim. Öyle ki, bu komik bi hal bile almıştı son zamanlarda. Hatta bi olay anlatayım da neşemiz yerine gelsin Seçim koşuşturmasında "yahu ben manyak mıyım bunca sabıkam olmuş halkta yine ne işim var benim seçimlerde demeyen genç bi abinin -isim kullanmayayım(gerçi anlayan anladı)- partisine ait bi millet vekili adayı, jeep'ine atlamış, yanına da 3 bayan almış 40-50 yaşlarında(büyük ihtimal komşuları ), ellerine de partiye ait birer bayrak tutuşturmuş, cd çalardan da partinin bayanlarla gayet zıt olan(özellikle önde oturan lays reklamına çıkan "yin gari"ci bayana çok benzeyen kadınla acayip zıttı ) rap şarkısını koymuş gezinmekteydi. Her neyse, ışıklarda içinde bulunduğum dolmuşun yanında durdu (tabi bütün kafalar bi anda oraya döndü). Jeep'de önde oturan "yin gari"ci teyze camdan kafasını çıkarmış, "mazooyt bi yeteeleeeee olacaaakkhh" diye bağırırken arkada oturan liseli genç tüm dolmuşu kahkahalara boğdu onun da camdan kafasını çıkarmış, "her gün bayram olacakkk" demesiyle film koptu. Kadın tabi mort(afedersiniz ama) . O dakikadan sonra arkada oturan 2 komşu teyze, gördüğüm kadarıyla yolculuklarını kafalarını içeri sokarak sürdürdüler

Velhasıl fazla abartmamak gerek.. Yoksa böyle sandığın tabanındaki tozlarla akraba, liseliye de malzeme olursun.. (Mesela Baykal'ın Rodos'a kadar yüzme sözü vermesi büyük malzeme Şahsen bolca kullanacağım.. Hadi yine Şanslısın sayın Baykal, bak diğer genç abi liseliye malzeme olmuştu, sen üniversiteliye malzeme olacaksın Gerçi bakalım sözünde duracak mı, yoksa bu da şahsına ait diğer gerçekleşmeyecek seçim vaatlerinden biri miydi )
Neyse..
Artık bitti hepsi.. Umarım bitmiştir. Çünkü artık çok sıkıldım Tüm kanallar siyasette, tüm siteler siyasetin içinde, bütün muhabbetlerin içinden bir damla bile olsa siyaset çıkıyor, espriler bile artık siyaset üzerine..Haksız mıyım yüce Türk vatandaşı? Halinizden memnun mu(yd)sunuz? Gidişat vahimdi, kardeş kardeşini tanımaz hale geldi. Bir sürü dostluk noktalandı! Evet durum o kadar ciddiydi! Beni en çok rahatsız eden de bu oldu. Dostluğun bile üstünde tutuldu bu siyaset.. Bir diğer partiye aklı yatanlara küfürler edildi, hakaretler yağdı.

Ne diyelim, artık bu noktadan sonra, yeni(den) hükümetimize başarı dilemek gerek.Ne olursa olsun bizim hükümetimiz, bizim başbakanımız, bizim yöneticilerimizdir.. Eğer demokrasi uyguluyorsak, bunun gereği olan çoğunluğun seçimine saygı duymak gerekir.
"Saygının bittiği yerde her şey bitmeye mahkumdur."(Düşünceniz her ne olursa olsun)Lütfen anlayış..

Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

~HOŞGELDİN KAPLUMBAĞAM!~

25/5/2007
Kategori: Diary

 Yeni bir arkadaşım daha oldu Dert ortağım o benim, her şeyi gıkını çıkarmadan dinliyor, üstelik katılmadığı konuda arkasını dönüp gidiyor, anlıyor mu ne?
Ufacık tefecik, kendinden büyük şirinliği olan, hiperaktif bir su kaplumbağası.. Parmak kaplumbağam o benim  Yediği şeyleri bir görseniz Kuru böcek, hemde antenli falan.. Neyse doğanın kanunu, katlanıcaz artık
 Daha bugün geldi ama öyle alıştık ki birbirimize..
 
Adı neden Bıldırcın demeyin, öyle içimden geldi işte  çok da yakıştı ama kendilerine.. Bunlar da fotoları, objektifleri görünce birde poz veriyor kerata




Hoşgeldin tosbağam!

Ne olur hiç gitme biryere.. Sen bari bırakma beni bir başıma..

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

son dakika

18/3/2007
Kategori: Diary

Sevgili blog okurlarım 
Artık o eski efkarlı, sürekli bunalım halli, dertli, suskun, işte daha böyle olan kız artık yok göremeyeceksiniz inşallah onu bir daha.
Hayat ufacık, kısacık birşey.. Ortalama yaşama oranımız 60 yıl. Ben bunun yaklaşık 20 yılını kullanmışım geriye kalmış yaklaşık olarak 40 yıl, yani yaşadığımın yaklaşık iki katı kadar bir süre Her neyse  sonuç olarak dertler değmez kafaya takmaya. Buna karar verdim uzun uğraşlar sonunda. Tabi büyük konuşmayayım ama kafaya takacak dert görmeyiz inşallah ne ben ne de siz.. Bundan sonra yepyeni sayfalar açmaya karar verdim; efkar yok, dert yok, çile yok artık inşallah. Yaşamıyormuşum ben ya Yok artık Yok, bitti her şey. Yeni sayfalarda arayacağım ben üzülmeye değecek insanı, ve benim için üzülmeye yüreği yeten insanı. Sizde de varsa böyle bir dert, salın gitsin! Uyanın artık, ömrünüzün geri kalanı için bile garantiniz yok! Takmayın kafanıza..
Saygılar

(iyi mi bu kız ya neden böyle bir şeye gerek duymuş napıyo bu bee diye yadırgamayın lütfen ohh be rahatladım )

Yorum (25) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kimim ben?

10/1/2007
Kategori: Diary

Kimim ben? Şu koskaca dünyada milyarlarca insandan yalnızca biriyim. Herkesle aynı, ama herkesten farklı… Küçük çabalarım var hayatta. Oldu, oluyor, olacak… Sahip olduğum için mutluluk duyduğum çok şey var. Ailem, sağlığım, arkadaşlarım, sevdiklerim, huzurum, düşüncelerim, umutlarım, hayallerim, inançlarım… En büyük, en önemli şeylere sahip değil miyim zaten? Varsın şu koca dünyada küçük sessiz bir nokta olayım. Varsın kimse beni bilmesin, tanımasın… Benim dünyamda ben büyük olduktan sonra başkalarının dünyalarında zaten yer alırım…

Fazla söze hacet yok, uzak diyarlardan biriyim işte kendine has dünyası olan. Uzaklardayım herkesten uzak. Ortak yönler dışında başkayım ben, herkesten başka…

Peki "pacch" ne demek? Herkes bunu soruyor.. Adım bu benim.. "P"ower(güç)-"A"ffection(dostluk/şefkat)- "C"ourage(cesaret)- "C"hange(değişim)- "H"onest(dürüstlük) sözcüklerinin baş harfi.. "hayaLperest" ise sıfatım.. Yalnız bir ayrıntı var.. Hayalleri olmayan bir hayalperestim ben. Belki de hayalleri olmayan "tek" hayaLperest.. Neyse derin mevzular bunlar, açmaya gelmez..


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

mucize gibi...

9/1/2007
Kategori: Diary

Herkesin bazı alışkanlıkları vardır vazgeçemediği. Ben de son günlerde bir alışkanlık edindim. Şuursuzca saati kapatıp tekrar uyuyorum. Uyandığımı hatırlıyorum, saati kapattığımı da. Ama sorun şu ki kendime "dur tekrar uyuma, haydi kalk" diyemiyorum.

Sabah 9'da Türkçe yazılı anlatım türleriyle ilgili bir final vardı. Hiç çalışmamanın verdiği tedirginlikle uyumuştum 3 saat. Kaç sat uyuduğumla pek ilgisi yoktur ama uyanamamıştım işte. Son günlerde sık sık yenildiğim alışkanlığım bu defada galipti. 08.45te arkadaşımın "hangi kantinde olduğumu öğrenmek için" aramasıyla uyandım. Ne kantini! Daha uyuyordum. Bir telaş telefonu fırlattım nasıl hazırlandığımı bilemeden kendimi dışarı attım. "sabah bakarım" diye erteleğim dersi çalışacak zaman yoktu artık. Kime rezil olursam olayım bana ne diye başladım koşmaya. Tam da ben sokağa çıktığımda beliren ilk fakülte-çamlık dolmuşuna attım kendimi. Tuhaf şey, başka zaman oturacak yer olmayan dolmuşta kimse yoktu benden başka. Güzergah değişikliğindendir dedim düşünmedim sebebini. Fakat tuhaflıklar bırakmadı birbirinin peşini. Şoför de genç, hız tutkunlarından, belli. Hala nasıl olduğunu anlamış değilim ama 13 dakikada bşka zaman 45 dakika süren bir yolu tamamladık. Hem de ne hızımızı kesen bir yolcu, ne de trafik ışığı vb. bir engele takılmadan. Tam kağıtlar dağıtılırken yetiştim sınava. Sınavdan yalnızca 15 dk. önce uyandığım halde...

Mucize gibi...

Beni aradığı için monarosa'ya teşekkürler... :)

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı