![]()
![]()
Unutmak..
Hem çok güzel bir duygu, hem de çok kötü. Hele de bu eylem edilgen bir yapı almışsa.. Bu değil mi hayattaki bütün çaba?
Birçok insanın ünlenmek istemesi, arkada bir şeyler bırakmaya çalışması, seni anmayanın, hatırlamayanın, arayıp sormayanın "hayırsız" olması, bir evlat bile bir miras değil mi bu hayata?
Bazen de çok işlevsel bir özellik, hele bir de edilgen olmamışsa.. Kötü anılar, elde olan yada olmayan yaşamışlıklar.. Kötü olay lekeleri damlayan zihninizi "Kuru Unutma Şirketi"ne vermek gibi; "Hızlı ve temiz, En Zorlu Lekeleri En Geç 40 Günde Unutturuyoruz" ki biz buna halkça "kırkı çıkmak" diyoruz...
Oysa unutulmalı mı her şey? E o kimdi? Sen unuttuysan yaşamadıysan o yaşayan, hikayenin baş kahramanı/yardımcı oyuncusu/figüranı/şahidi kimdi?
Biz miyiz acaba basitleştiren her şeyi? yoksa hayat gerçekten bu kadar basit mi? Sözüm çabucak unutmayanlardan/her şeyi -hakkıyla- hatırlayanlardan dışarı..
Unutmak bir yana, ben de mi hatırlanma telaşındayım? Galiba.. Benden miras bu yazıyı da ardımdan aşağıda yer alan şarkı eşliğinde okuyun efendim(daha akılda kalıcı olsun diye, e bu da bir strateji tabi
).
Sağlıcakla..
pacch

Don't Forget Me (Neko Case)